Reklam »
Son Yorumlar »
Takvim »
Ocak 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ara   Şub »
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Aklı Havada · Up In The Air (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


“Juno”nun Oscar adayı yönetmeni Jason Reitman’dan “Aklı Havada,” Ryan Bingham’ın (George Clooney) zamane gezginliği. Şirket küçültme konusunda uzman olan Ryan, yıllardır bir şehirden diğerine dur durak bilmeden uçmaktayken, birden kendisini biriyle gerçek bir bağ kurmaya hazır hisseder.
Ryan, Amerika’nın bir ucundan diğer ucuna havalimanlarında, otellerde ve kiralık arabalarda geçen özgür yaşam tarzından oldukça memnun. İhtiyacı olan her şeyi bir valize sığdırabiliyor. Var olan tüm uçuş mili programlarının seçkin ve el üstünde tutulan bir üyesi. Üstelik hayatındaki en önemli amaç olan 10 milyon uçuş miline ulaşmasına da az kalmış durumda. Fakat Ryan’ın hayatında elle tutulur bir şey yok.
Sempatik yol arkadaşına (Vera Farmiga) vurulduğunda, Ryan’ın müdürü (Jason Bateman), genç bir verimlilik uzmanının (Anna Kendrick) etkisinde kalarak, Ryan’ı ebediyen yollardan çekmekle tehdit eder.  Bu ihtimalle karşılaşınca, yere inmekten başta korkan Ryan, insanın bir evi olmasının aslında ne demek olduğunu düşünmeye başlar.


Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Gelecekten Bir Gün (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


Rasim Öztekin’in ‘melek’ olarak sinema izleyicisinin karşısına çıkacağı “Gelecekten Bir Gün” filimde Hande Subaşı ilk kez bir şehirli kızı canlandırdı. Filmde, “Issız Adam” filmini ti’ye alarak ‘Kızsız Adam’ kısa metrajıyla sanal oltamda şöhret olan Hayrettin Karaoğuz da rol alıyor. Filmin, özellikle kendini şanssız hisseden izleyicilere keyif vermesi hedefleniyor. Filmde şanssızlıklarından bıkan bir gencin intiharın eşiğine gelmesi ve devamında gelişen olaylar komik bir biçimde anlatılıyor.



Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Kaptan Feza (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


Ömer 40 yaşlarında bir mafya tetikçisidir. Henüz neredeyse bebekken anasını kaybetmiştir. 2. sınıf bir artist olan babası Ömer daha çok küçükken, “Kaptan Feza” filminde tek başrolünü oynadıktan sonra itibar görmeyip yoksulluk içinde kendini alkole verip bir otel odasında ölmüştür. Ortada kalan Ömer’i babasına sempati duyan bir mafya patronu himayesine alıp yıllar içerisinde sağ kolu olarak yetiştirmiştir.
Ömer patronuna ya da manevi babasına minnet borcunu ödemek için hayatı boyunca ona sadık kalmıştır. Ta ki patron vefat edene kadar.
Zaten çoktan yaşadığı hayattan bıkmış ve köşesine çekilmek isteyen Ömer artık özgürdür. Köyüne geri dönmeyi planlamaktadır.
Ancak patronun asıl evladı Selami örgütün başına geçmiş ve nefret ettiği Ömer’in gitmesine izin vermemektedir. Ömer’i bırakmaz çünkü ona göre Ömer ailenin tüm sırlarına vakıf bir insan olduğundan risklidir. Fazla bilgi yüktür. Ömer’in ortadan kalkması gerekmektedir. Ölüm emrini verir ve adamlarını Ömer’in peşine salar.
Ancak Ömer de en az peşindeki katiller kadar tehlikeli ve beceriklidir.
Selami’nin adamlarından kaçarken, elinde mafyaya ait yüklü miktarda para dolu bir çantayla, çatışmada bacağından vurulur ve bir gecekondu mahallesindeki bir eve sığınır. Evde 6 yaşındaki Asu ile babaannesi Solmaz yaşamaktadırlar. Asu’nun annesinin yakın arkadaşı, komşuları hemşire Elif ise onlara kol kanat germiştir.
Asu, “Kaptan Feza” filminin hayranıdır. Çünkü hasretle özlediği ve Amerika’ya çalışmaya gitmiş anne ve babasından ona kalan tek anı budur. Her gün o filmi seyreder. Galaksinin hakimi “Kaptan Feza”nın maceralarını ezbere bilir. Eve bir göktaşı gibi düşen ve oyuncu babasına çok benzeyen Ömer’i ‘Kaptan Feza’ sanır. Ömer de küçük kızı çok sevip onun hayalini bozmaz.
Bu arada Ömer’i elinden kaçıran Mafya mahallede her yeri aramaktadır, Ömer sokağa çıkamaz. Solmaz ve Elif’i ikna ederek evde saklanır. Evde karanlığın basmasını beklerken de Asu’ya uzay masalları anlatır. Ancak Ömer, bu evde yaşamın başka savaşlarıyla tanışır. Asu, Solmaz ve Elif’in hayatlarındaki sırları, acıları keşfeder. Yoksulluğu, fedakarlığı, inadı, sevgiyi, şefkati, cesareti görür. Onları hiç sahip olamadığı ailesi gibi görür. Hatta aşık olur.
Bu uzun ve özel günün sonunda o evdeki kimsenin hayatı eskisi gibi olmayacaktır.


Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Kim Kiminle Nerede? · Whatever Works (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


2008 yapımı ateşli komedi “Barselona Barselona”‘nın ardından Woody Allen, sonunda yuvası New York’a ve sorunlu karakterlerine geri dönüyor. Bu kez kamera, bohem bir hayatın peşinde kariyerini ve evliliğini mahveden Boris Yellnikoff’u izliyor.

Bir zamanlar fizik profesörü olan Boris, dünyanın patlayacağını düşünen, kendini dev aynasında görürken tüm insanlığa karşı hissettiği nefreti gizlemeyen tuhaf bir adamdır. Bir gün yolu güneyli saf kız Melody St. Ann Celestine ve tutucu ailesiyle kesişir. Bu karşılaşma sonsuz romantik olasılıklara yol açacaktır…
“Kim Kiminle Nerede”, kuantum mekaniği, talihin önemi, evlilik, deha, aldatma ve cinsel uyanışlar hakkında uslanmaz bir komedi. Başroldeki Boris’i, Seinfeld ve Curb Your Enthusiasm dizilerinin yaratıcısı, efsane isim Larry David canlandırıyor.


Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Paranormal Activity (2007)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


“Blair Cadısı”na benzetilen, düşük bütçeli bir yapım olmasına rağmen Amerika’da çok yüksek bir gişe hasılatına ulaşan, görüntü ve efektleriyle iz bırakacak bir korku filmi olarak gösterilen “Paranormal Activity”; evlerinde paranormal olaylardan şüphelenen genç bir çiftin gece neler olup bittiğini kamera ile kaydetmelerini ve başlarından geçen korku dolu anları konu alıyor.
Genç, orta gelirli bir çift iki katlı evlerine taşındıktan bir süre sonra, özellikle geceleri giderek artan bir şiddetle kendini gösteren, rahatsız edici bir takım ses ve olaylara tanık olmaya başlarlar. Özellikle de uykuda oldukları sırada…
Tek başına izleme!
‘İzleyiciyi ne kadar korkutabilirsin?’ sorusu ile yola çıkan film yüksek adrenalini ile dikkat çekiyor.


Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Pıtırcık · Le petit Nicolas (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


Türkçe’ye Vivet Kanetti tarafından kazandırılan ve Goscinny’nin ünlü Pıtırcık kitap serisinden aktarılan “Pıtırcık” filmi hem çocuklar hem de aileler tarafından zevkle izlenecek.

Pıtırcık hayatından memnundur: Onu seven bir ailesi, muhteşem arkadaşları vardır ve her şeyin böyle devam etmesini istemektedir.
Ancak birgün her şey değişir: Anne ve babasını konuşurken duyan Pıtırcık, konuşmalardan yeni bir kardeşi olacağı anlamını çıkarır ve paniğe kapılır. Herkes yeni gelen bebeği daha çok sevecek ve artık ailesinin onunla ilgilenmeye zamanı kalmayacaktır. Hatta Parmak Çocuk masalında olduğu gibi onu ormana bırakıp gideceklerdir. Pıtırcık ailesinin kendisinden vazgeçmemesi için çeşitli taktikler uygulamaya başlar ama bu taktikler pek istediği gibi işlemez ve sonuçta ailesini kızdırır.
Pıtırcık ve arkadaşları B planına geçerler: Pıtırcık önce geldiğine göre o kalacaktır ama bebekten kurtulmaları gerekir. Bu işi halletmek için önce paraya ihtiyaçları vardır, sonra ise… Tam bu planı uygulamaya koyduklarında Tıngır, bir kardeşe sahip olmanın ve ağabey olmanın aslında faydaları olduğunu anlatır. Bunun duyan Pıtırcık, ağlayarak eve gider ve bir kardeşi olursa çok mutlu olacağını ailesine pişmanlıkla anlatır. Ailesi bu duruma şasırır çünkü bir yanlış anlama olmuştur.
Ama Pıtırcık’ı bekleyen başka bir sürpriz vardır.


Kategori Vizyondaki Filmler | 1 Yorum Var »

Sherlock Holmes (2009)

Yazan andyou on 16 Ocak 2010 – 17:06


Arthur Conan Doyle’un dünyaca ünlü karakteri Sherlock Holmes’ün dinamik yeni uyarlamasında Holmes (Robert Downey Jr.) ve cesur ortağı Watson (Jude Law) en son maceralarına atılıyorlar. Dövüş tekniklerini, efsanevi zekâsı gibi silâh olarak kullanan Holmes, bu macerasında ülkesini yok edebilecek ölümcül bir komployu aydınlatmak için yeni bir düşman ile savaşıyor.



Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Amelia (2009)

Yazan andyou on 11 Ocak 2010 – 11:18


Richard Gere, Ewan McGregor, Hilary Swank gibi ünlü oyuncuların rol aldığı “Amelia”, 1937 yılında uçakla dünya turuna çıktığında Pasifik Okyanusu’nu geçerken kaybolan Efsanevi Amerikalı pilot Amelia Earhart’ın hayatını anlatıyor.

1897- 1937 yılları arasında yaşayan ve 5 Ocak 1939′da resmen öldüğü ilan edilen ABD’li pilot ve yazar Amelia’yı 2 Oscar ödüllü Hilary Swank canlandırıyor. Richard Gere’se filmde Amelia’nın kocası rolünde. Ewan McGregor’ın canlandırdığı Gene Vidal ise Amelia’nın kocası dışındaki aşkı.

Amelia Earhart yayıncı George Putnam ile yaptığı sıra dışı bir ortaklık yapar. Bu ortaklıktan evlilikleri doğar. Evlilikleri, Amelia’nin havacılıkta elde ettiği erken başarıların, şöhrete ve servete kavuşmasının da arkasındaki güçtür. Birbirlerine ihtiras, hayranlık ve büyük bir aşkla bağlı olan çiftin aralarındaki bağı, Amelia’nin Gene Vidal ile yaşadığı kısa tutkulu ilişki bile sarsamaz…



Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Gir Kanıma · Låt den rätte komma in (2008)

Yazan andyou on 11 Ocak 2010 – 11:18


1982 yılında Stockholm’de geçen hikayede Oskar’ın hayatı , kendi yaşlarında bir çocuğun mahalleye taşınmasıyla değişir. Soğuktan pek etkilenmeyen bu beyaz yüzlü ve gizemli yeni komşu (Eli) ile Oskar arasında bir arkadaşlık gelişir. Fakat Eli’nin gelişiyle eş zamanlı olarak civarda cinayetler işlenmeye başlanır. Yeni arkadaşının bir vampir olduğunu öğrenen Oskar için arkadaşlığı korkusundan daha önemlidir.



Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »

Kırık Kucaklaşmalar · Los abrazos rotos / Broken Embraces (2009)

Yazan andyou on 11 Ocak 2010 – 11:18


Karanlıkta yazan, yaşayan ve seven bir adam. Bundan 14 yıl önce Lanzarote adasında geçirdiği korkunç trafik kazasında görme yeteneğiyle birlikte hayatının kadınını da kaybetmiştir. O günden sonra senaryo yazarken kullandığı takma adı Harry Caine ismiyle hikâyeler yazmaya devam eder. Mateo Blanco yönetmenlikte kullandığı gerçek adıdır. Hayatta tutunabilmesi için Mateo Blanco’nun Lanzarote’de sevgilisi Lena ile öldüğü fikrini kabullenir. Senaryoları sayesinde yaşayan Harry Caine’e eski sadık yapımcısı Judit Garcia ve Judit’in oğlu ve yazılarını kağıda döken Diego yardım eder. Yaşamaya ve yazmaya karar verdiğinden beri, Harry acıyla alay eden ve bilinçli olarak geçmişini unutan hayattan zevk almak için diğer duygularını geliştiren çekici bir adamdır. Gerçek kimliği olan Mateo Blanco’nun tüm izlerini hayatından siler. Bir gece Diego bir kaza geçirir ve Harry o gece onun başından ayrılmaz ve ona bakar. Diego ona, Mateo Blanco’ya bir kaç şey sormak istediğini söyler, Harry şaşkınlığının ardından kabul eder ve 14 yıl önce olanları bir babanın uykuya dalan oğluna masal anlatması gibi anlatmaya başlar. Mateo, Lena, Judit ve Ernesto Martel’in hikayesi; kader, kıskançlık, güç, trajedi, suçluluk duygusu tarafından yönetilen çılgın,mantıksız bir aşk… 

Usta yönetmen Pedro Almodóvar’dan hareketli ve hüzünlü bir hikaye.


Kategori Vizyondaki Filmler | Yorum Yapılmamış »